5 ARALIK 1934"DE TÜRK KADININA VERİLEN SEÇME
VE SEÇİLME HAKKI İLE İLGİLİ BASIN BÜLTENİ
72 yılda kadın milletvekili sayısı 18"den
ancak 24"e yükseldi
Türk kadını seçme ve seçilme hakkının 72.
yaşını kutluyor
Kadınlar 72. yılda mecliste yüzde 4.4"le temsil ediliyor
72 yıllık hak Türk kadınına bir arpa boyu
yol aldırmadı
Türk kadını Seçme ve Seçilme Hakkı
verilişinin 72. yılında, TBMM"de 24 kadınla temsil ediliyor.
Ankara"dan Satı Kadın ilk kadın milletvekili
olarak 1935 yılında meclise girerken, ilk kadın Belediye Başkanı
Müfide İlhan 1950"de Mersin"de seçildi. Türkiye"nin ilk kadın Bakanı
Türkan Akyol 1971"de, ilk kadın Vali Lale
Aytaman 1991"de atanırken ilk kadın
Başbakan Tansu Çiller ise 1993"te hükümet kurdu.
KADIN HAREKETİ
Türkiye"de, Osmanlı İmparatorluğu döneminde
İkinci Meşrutiyet sırasında başlayan kadın uyanışı, Cumhuriyet ile
birlikte büyük bir ivme kazandı. 1926'da Büyük Millet Meclisi
onayıyla Medeni Kanun yürürlüğe girdi ve kadını 'şeriat'tan
kurtararak, haklarına kavuşturdu. TBMM tarafından 3 Nisan
1930'da kabul edilen bir başka yasa ile kadına belediye seçimlerine
katılma hakkı tanındı. 26 Ekim 1932'de ise kadına muhtar, köy
ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı getirildi.
8 Ekim 1934'de kabul edilen ve 5 Aralık
1934'de yürürlüğe giren son yasayla da kadınlara milletvekili seçme
ve seçilme hakkı tanındı.
Bu yasa ile Türk kadınına sosyal ve siyasi
hayatta bir geçiş dönemi sağlanırken, evdeki mevkisini iş hayatına
ve ekonomiye yönlendirmiş, bilgi ve kültürde donanımlı bir neslin
temelleri atıldı.
Ancak bu temeller 2000'li yıllara
gelindiğinde nüfusun yarısını oluşturan kadınların meclisteki temsil
oranını güçlendirmeye yetmedi. Bugün kadın milletvekili sayısı,
erkek milletvekillerinin sadece yüzde 4.4"ü
oranındadır. Türkiye nüfusunun yüzde 52"sini oluşturan 35 milyon
kadın, TBMM"de 24 kadın ile temsil ediliyor. Kadının siyaset ve
ekonomideki yeri 2000"li yıllara gelindiğinde vitrinden güçleniyor
gibi görünse de istatistiklere bakıldığında pek bir ilerleme
görünmüyor.
Merkezi İsviçre'de bulunan Dünya Ekonomik
Forumu, 58 ülkede, "Ekonomik Katılım", "Ekonomik Fırsatlar", "Siyasi
Güç" ve "Sağlık ve Refah" başlıkları altında kadın-erkek eşitliğini
inceledi. Türkiye sıralamada 2, 67 puan alarak genel sıralamada 57.
oldu. Türkiye, "Ekonomik Katılım" konusunda 22., "Ekonomik Fırsat" konusunda 58., "Siyasi Güç"
konusunda 53., "Eğitim İmkânı" konusunda 55., "Sağlık ve Refah"
konusunda da 50. sırada geldi. Türkiye, listede Pakistan (56.),
Ürdün (55.), Uruguay (32.) gibi adı geri kalmışlıkla eşleştirilen
ülkelerin bile gerisinde kaldı.
Bugün dünya aydınlarının ve
Birleşmiş Milletler Teşkilatı 'nın yaymaya
çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, Atatürk tarafından çok
önceleri dile getirilmiş ve çoğunlukla da uygulama alanına
sokulmuştur. Atatürk, Cumhuriyet' in ilanından dokuz ay önce Şubat
1923 'de şöyle demiştir: "Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının
sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri
gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir
sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı
işlemezse, o sosyal toplum felçlidir."
Türk kadını sosyal toplumun başarısızlığının
aşılması yolunda kendine verilen seçme ve seçilme hakkını sonuna
kadar kullanmalıdır.
Cavidan Demirağ
GİŞKAD yönetim kurulu
başkanı